Eşitlik ve adalet istiyoruz

Teknik Direktörümüz Ersun Yanal, Aytemiz Alanyaspor karşılaşmasının ardından yayıncı kuruluşa değerlendirmelerde bulundu. Ersun Hoca’nın maça etki eden hakem hatalarına ilişkin açıklamaları şu şekilde:

“Futbolun içinde kalmak ve futbolu konuşmak için çok çaba sarf ediyoruz. Bugün de aynı şekilde futboldan bahsedeceğim. Çok mu iyi oynadık? Hayır. Çok mu etkiliydik? Hayır. Bu etkinliği rakibe kabul ettirdiğimiz zaman var mıydı? Zaman zaman vardı. Bunda çok mu etkili olduk? Hayır. Futbolun dışında şeyler var. Tabii ki hakem hata yapabilir. Onlarla ilgili asla konuşmuyoruz. Hatalar tabii ki olacak. Biz de bazen iyi oynayamıyoruz ya da gol kaçırıyoruz. İyi pas atamıyoruz veya boş kaleye kaçırıyoruz. Ama elektronik ortamda ve övündüğümüz büyük bir teknolojik ortamda bazı uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Neden bu standart oluşmuyor? Kime hesap soracağız? Herkes bizden hesap soruyor, konuşuyor. İyi oynayamadın, kötü oynuyorsun, kötü pas veriyorsun, performansın kötü. Biz kime hesap soracağız? Nasıl anlayacağız, nasıl öğreneceğiz? Bugün kaybedebilirdik de futbol bu. Ama bir standart bana uygulanıp diğerine uygulanmıyorsa ve eşit değilse bunu kimden öğreneceğim? Koskoca bir camia var. Siz bu camianın ayarlarıyla oynuyorsunuz. Bunun sonunun ne olacağını merak ediyorum. Yakında sosyal medyaya veya televizyonlara pozisyonlar düşecektir. Bu pozisyonların sebebini nasıl açıklayacaklar? Pardon mu diyecekler? Pardon dedikten sonra ne olacak? Şimdi futbolun dışında şeyleri konuşmak bize yakışmıyor. Ama bu kadar net bir şeyi bile elimize, ağzımıza bulaştırdık. Bunun sorumlusu kimse çıksın. Nasıl biz çıkıp aslanlar gibi konuşuyorsak o da çıksın konuşsun ya da konuşturulsun. Neyse yapılsın. Hep mi bizden başlangıç olarak geliyor. Kabak tadı verdi. Tatsız bir hal aldı. Koskoca Fenerbahçe camiası çok üzgün. Onlar takımlarının yenemediğine, mücadelesine, kalitesine, standardına üzülecekler ve sevinecekler. Bir de bu türlü bir üzüntü eklendiğinde bu başka bir boyuta geçecek. Kimse kusura bakmasın. Herkes şapkasını önüne koysun. Fenerbahçe büyük bir camia. Her şeyin üstesinden gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Son maça kadar da mücadelemizi bırakmayacağız. Ama bu ayarları da bozanlar bir an önce düzeltmeliler. Çünkü ayaklarını denk almalılar. Eşitlik ve adalet ilkesine sahip çıksınlar. Eşitlik ve adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Eşitlik ve adalet istiyoruz. Başka da bir şey istemiyoruz. Bu eşitliği ve adaleti sağlayamayacaklarsa yapabilecekler gelsin. Kusura bakmasınlar.”

BASIN TOPLANTISI

Teknik Direktörümüz Ersun Yanal, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Adaletin olmadığı yerde futbol da olmaz. Hiçbir şey olmaz. Fenerbahçe idari kararlarla, adil olmayan yöntemlerle baş edilecek, asime edilecek bir camia asla olamaz. Herkes bu konuda ayağını denk alacak. Futbol ortamı gerilmeye başladı. Bu gerginlik hiçbirimize bir şey katmayacak. Hakemlerle ilgili yorum yapmıyoruz. Hakemlere saygı duyuyoruz. Yanlış karar verebilir, saygı duyuyoruz. Çok büyük bir teknolojik standart oturttuk. Bununla da gurur duyuyor ve Avrupa’nın en iyisini olduğumuzu iddia ediyoruz. Sen bu pozisyonda gitmiyorsan, çok da netse biz kötü oynayabiliriz, maç 2-2 de bitebilir, 3-2 yenilebiliriz. Ama sen hakkımızı nasıl yersin? Hakkımı yiyemezsin. Bu hakkı bana verdiysen yiyemezsin.  Bu hakkı yiyorsan bunun hesabını kim verecek? Burada oturuyorum her şeyi söylüyorum. Bu iş selfie çektirmeye benzemez. Bu iş ciddi bir iştir. Bu komünikasyon nasıl gerçekleşiyor, onu da anlamıyorum. Ama sen VAR’a gitmen gereken pozisyonda gitmiyorsan, bana VAR’dan haber gelmediğini söylüyorsan, VAR’daki adam da uyuyorsa ya da çekirdek mi çitliyor, ne yapıyorsa… O kadar çok tepki var ki. Rakibin pozisyonlarında çok rahat gidiyorsun. Tabii ki gideceksin. Adalet uygulanacak. Herkese adalet uygulanacak. Eğer bende varsa, bizim pozisyonda gitti ve gerekeni yaptı. Asla bundan yüksünmüyoruz. Bu hakkı ve yetkiyi kimden alıyorsun? Bu hakkı ve yetkiyi kim veriyor sana? Bu işler nasıl olacak? Bu şartlarda futbolu konuşmak da bu kararları kabul etmek demektir. Bu kararları kabul etmiyorum. Ben futbol konuşmak ve futbolun içinde kalarak takımımı konuşmak istiyorum. Gelecekte futbolla ilgili olması gerekenleri konuşmak istiyorum. Türk futbolunda bunlara kitlendik kaldık. Değiştirelim bunu nasıl değiştireceksek. Bir kaos vardır gidiyor. Kim elini ayağını çekecekse bu işten çeksin artık ve rahatlasın. Futbola bakalım. Niye bunu konuşuyoruz? Sizler de bu konuyu değerlendirin. Sizler çok önemlisiniz. Medya bu konuda önder. Topluma, halka, kamuoyuna anlatan, açıklayan, aktaran ve olması gerekeni ortaya koyansınız. Sadece Fenerbahçe için değil; Türk futbolu ve adaleti için. Bizi istemiyorlarsa biz bir süre çekilelim ve dinlenelim. By-pass yapsınlar. Kozmetik bir şeyler koysunlar. Fenerbahçe çok büyük bir camia. Fenerbahçe ile bu konuda ciddi olmak lazım. Ben sizin sorduğunuz sorulara her cevabı verdim. Ben sizden rica ediyorum. Sağduyulu olmanızı rica ediyorum. Futbolu kaosa sürüklemeden bu soruyu sormanızı rica ediyorum. Sorumluları kimse hesabını vermelerini rica ediyorum. Mağlup olabilirdik, oyun için mutlu da değilim. Oyuncular da mutlu değiller. Çocuklar istediğimiz oyunu da oynayamadıklarını söylediler. Rakip bize baskı yaptı, hamlelerde geç kaldık gibi şeyleri konuşuyor olsak keşke. Ama kitlendik kaldık bir pozisyona. Çok komik ya. Adamın eline çarpacak top, bizim adamın önüne düşecek ve gol olacak. Adam bunu VAR’da görmüyor.”
 
“Adaletin olduğu yerde ben adamı nasıl suçlayayım? Adalet diyoruz. Ben kendim için istediğim adaleti başkası için de ‘vay bunu görmedi. Şöyle yaptı, böyle yaptı’ nasıl diyeyim. Ben sana nasıl derim? Bilmiyorum, ondan duymak lazım veya yetkililerin çıkıp bunu konuşması gerekiyor. tamam Altay çıktı, penaltıyı kurtardı, 3 cm ölçmüşler. Eyvallah tamam, doğrudur.  Bu kararı uygulayın tamam yapın. Keşke futbolu konuşsak.”
 
 
“VAR’dan uyarı gelip gelmediğini ben hakeme soramam ki. Ben bunu nasıl sorayım? Biz, hakemlerle filan konuşmuyoruz. Böyle bir adetimiz yok. Gidip de onların yakasına yapışıp da gel kardeşim buraya ne oldu vs. Biz, saygı duyuyoruz. Adama demek ki bilgi gelmedi. Bir yerde var bir problem, bir telekomünikasyon problemi var. Ya hatlar kesiliyor, bugün de galiba kesilmiş hat. Birden bire hat da kesiliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?  Sizin bu konudaki fikrini ne? Merak ediyorum.”
 
“Bu böyledir, bu bunu yapar, bu bu kadar kötüdür, bu kadar iyidir, bunu kondurmayı bile kendime yakıştıramıyorum. Adalet duyguma dayanarak kendime yakıştıramıyorum. Bu konuda kanıt arayamam, bulamam. Nasıl yapabilirim? Biz bir teknoloji kullanıyoruz. Kullandığımız teknolojide ben bunu normal televizyon yayınlarından çok net görüyorsam, izliyorsam…”
 
“VAR sisteminde bazen inisiyatif hakeme bile kalmıyor. Sonuçta o kadar motive ve düzgün bir şekilde önlerine konuyor ki bu iş ki bizim penaltıda, penaltı çizgisinde bazı şeyler var. Hepiniz mutlaka izlemişsinizdir; pozisyonu. Hiçbir tartışmam yok, keşke 3-2, 4-2-, 5-2 mağlup olsaydık, hiç fark etmez benim konuşmam. Sonuçta adaletli bir şekilde bu uygulama herkese geçerliyse biz de bu uygulamanın geçerliliği konusunda kendimize ya da başkasına adalet istiyoruz. Uygulandı, hatta 3-4 dakika bizim bir penaltıda geçen süre. Olsun, adalet yerini bulsun. Ben çok adaletli bulmuyorum.”
 
“Bu büyük bir karar. Bu bir teşvik, lafın gelişine göre kullanılan bir karar. Bu, bizim kararımız olamaz. Ama o kadar böyle canın yanıyor ki… Futbol, bir adalet ve kural içerisinde yapılması gereken bir oyun ve bu oyun oynanırken kural değişmez. Yarıda kural değişti. Hakemler kalecilerin ayaklarına bakmaya başladı, kural değişti. Yarıda kural değişti. Örneğin seninle tavla oynuyoruz, sen beni yenmeye başlıyorsun ve kural değiştiriyoruz. Allah aşkına düşünsene bunu Kural değiştiriyoruz.
Yolda giderken sen beni yeniyorsun, ben diyorum ki hayır kural değiştireceğim. Neyse…”

“Bence bu iş Ümit Öztürk’lük bir iş değil. Tırnak açın, iklimi yaratan kimlerse hepsi salkım salkım birgün mutlaka dökülecek.  Çünkü FIFA ve UEFA’nın yaptığı Finansal Fair’in anlamı da bu. Bu oyun adaletli oynanmalı. Finansal Fair’in amacı da o. Hakemler, kurallar var. Bunun amacıda adalet. Bu oyunu mümkün olduğunca adaletli bir organizasyon haline getirmek istiyorlar. Bizse başka bir koşulun peşindeyiz. O çok tehlikeli bir şey. Ve iklimi yaratan biziz. Hepimiz. Özellikle bir kesim, bazı cenahlar. Bu işin içerisinde olmaması gerekenler, derhal çekilmek zorunda. Spor başka bir dünya. Net.”

“Bu iklimi yaratmak bu iklim içerisinde insanları yaşatmak insanları normal bir atmosfer dışında yaratmak bir eylem organizasyonu haline getirir. Bu tamamen kendine özgüdür. Hatta şöyledir. Eğer diyor, bu konuda bir intibaya bile meyil varsa kararı ver diyor. İşin bir boyutu var. Eğer seni düşündürdüyse bile vardır o zaman. Bu çizgiler o kadar keskindir. Sen bu atmosferi değiştirirsen, o zaman gücü ve tarafı, oluşturmaya başlarsın. Bu iklim seni bitirmeye başlar. Organizasyon ölüyor.”

“Niyeti okuyamadılar. Orada niyet hocası gelmemiş, Gustavo’da okumadılar. Vedat’ta okudular ama Gustavo’da okumadılar. Keşke Gustavo’da niyet okusalardı. İyi olurdu.”

“Biz Trabzon’da (hakemi) yenemedik.  Baya da iyi oynadık. Bazen olmuyor.”

“(Bugün Trabzonspor’a verilen penaltı) Belki daha iyisini, belki daha kötüsünü kazanırız. Ben orada değilim. Çok net teknolojiyi kullanarak, geldiğimiz bu noktada bu değerlendirme neden yapılmıyor. Bana bunun cevabını verin. Gözümün içine baka baka değerlendirmiyorsun? Neden? Bunun cevabını kim verecek. Bunun cevabı kimde? Ben onu merak ediyorum. Kimseden hesap falan soramam. Bulunduğum yer gereği sormaya kalksam ceza yerim. Bunun muhattapları mutlaka bunu alıyordur. Bana anlatın, bu nasıl olacak? Bu iklimi bozan kim? Birileri şampiyon olacak. Şampiyonluklar önemli tabi ki, bu iklimi mahvedenler ne olacak? Ne kazanacak, neler kaybedilecek.”

Kaynak : Resmi sitemiz fenerbahce.org

Paylaş

Diğer haberler

Bir yorum gönderin