Başkanvekilimiz: “Acil alınacak bir karar yok”

Başkanvekilimiz Semih Özsoy, TRT SPOR’da yayınlanan ve Yasin Dallı’nın moderatörlüğünü yaptığı “Ajans Saati” programına konuk oldu.

Programda Ersin Şiyan, Uğur Demirkırdı ve Mustafa Karagöl ile taraftarlardan gelen soruları yanıtlayan Başkanvekilimiz Semih Özsoy’un açıklamaları şu şekilde:

“Futbolcularımızın en kısa sürede bu durumu düzelteceğine olan inancımız tam”

“Bizim için kötü bir geceydi. Hem sonuç hem de futbol olarak kabul edilebilir değildi. Her Fenerbahçeli gibi biz de hiç memnun ayrılmadık. Futboldaki isteksizlik, futbolculardaki isteksizlik bu durum hakikaten bizi üzdü. Bu demek değildir ki, böyle devam edecek. Seyahatin dönüşünde Samandıra’ya gidildi, ben de buraya Samandıra’dan geldim.  Sayın Başkanımız da oradaydı. Küçük bir toplantı yapıldı. Bizim için beklenmedik bir mağlubiyetti. Mağlubiyetler olabilir ama dediğiniz gibi 4-1 oluşu ve oynanan futbol bizleri üzdü. Ben en kısa sürede bunu atlatacaklarına, bunu düzelteceklerine ve olumlu sinyaller vereceklerine inanıyorum. Bekliyorum”.

“Kötü bir sonuç sonrası hemen bir müdahale yapmak doğru değildir”

“Bu tipik zor günlerde yapılan toplantılar ya da o günlerde alınan kararlar değil. Maçın ardından kafileyle beraber tesislere gidildi. Başkanımızla beraberdik. Birkaç futbolcumuz video izleyecekti. Acil alınacak önlem durumu yok. Ama gerektiğinde alınacak radikal kararlar, hiç tereddüt etmeden alınabilir. Kötü bir sonuç sonrası hemen bir müdahale yapmak doğru değildir. Fakat görevimizin başındayız ve neyin ne olduğunun farkındayız. En kısa sürede düzeltmek için de elimizden geleni yapıyoruz.”

“Zamana ihtiyaç var”

“Yönetimin mutlaka görüşü vardı. Öncelikle şunu hatırlatmak isterim: Seçim kampanyamız süresince, hem Başkanımızın hem de bizlerin söylediği bir şey vardı; açık, şeffaf, samimi olacağız ve bunu her platformda uyguladık.  Bu süreç içerisinde de bunu uyguladık. İnanın gerekli konuların, bildiğim konuların hepsini açık yüreklilikle cevaplarım. Ama bazı teknik konular var ki kesinlikle ve kesinlikle iletişimin de sağladığı imkanlarla bunu Sayın Damien Comolli’ye, Sayın Phillip Cocu’ya sorabilirsiniz. Ağabeylik kavramı bizde var. Çok tecrübeli oyuncularımız var ama her mağlubiyetten sonra inanın bunların gündeme gelmesi çok sağlıklı değil, çünkü galip geldiğimizde de ağabeyler orada mağlup geldiğimizde de. Şunu hatırlatmak isterim ki, biz neler vadettik, kulübe geldiğimiz dönemde yani Ali Başkanın başkan seçildiği dönemdeki durumu 4 ay gibi kısa bir sürede gözden uzakta bırakmamak lazım. Karışık bir durumdu ve yeniden yapılanmaydı. Siz de takdir edersiniz ki bu yapılanmalar ve geçişler hep sıkıntılı ve sancılı olur. Bu işlem halen devam ediyor. Bir günden, iki günden olabilecek bir şey değil. Hazırlık maçları da dahil olmak üzere verilen resim devamlılık olmadığı yününde, buna katılıyorum. İlk 11’in tespitinden tutun da bununla birlikte oynanan futbolun devamlılığı anlamında. Ama bunlar zaman içinde düzelecek. İnanın sizler televizyon programcısısınız. Bir dizinin ya da bir programın olması bile süreçtir. Futbolda uygulanmak istenenler için de biraz daha süreye ihtiyacımız olduğunu takdir edersiniz. Ama ‘futbol sizi tatmin ediyor mu’ diye de sorarsanız, kesinlikle tatmin etmedi.”

“Her geçen gün daha iyi olacağız”

“Çalışmaları teknik kadro yapıyor. Henüz 5.haftadayız ve çok uzun bir süre değil. Hazırlık maçlarında iyi oynadığımız dönemler de oldu. Benfica deplasmanında oynadığımız maçın ikinci yarısı oldukça iyiydi. Orada takım bir umut verdi. Birden tamamı kötü diyemeyiz ama sanki biraz acele davranıyor gibiyiz. Şunu da rahatlıkla söyleyebiliriz ki bizim mukavelemiz var ama hiçbir yere mecburiyet yok esas olan Fenerbahçe’dir, vazgeçilmeyen Fenerbahçe’dir. Bunlara bizler de dahiliz. İyi olduğu müddetçe elimizden gelen desteği veririz ama kötüyü düzeltmek için yapabileceklerimiz kısıtlıdır. Onları da elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Fedakarlık anlamında da Ali Başkan ve yönetimin yaptıkları ortada. Özellikle Ali Başkanın maddi manevi uğraşları var. Düzelecek, inanın bana. Güzel olacak ama olmadığı taktirde de biz samimiyetimizi şurada da kullanabiliriz; hatamızla inatlaşmayız ve buradan dönmekte fayda var deriz ve yönetim olarak da bunun kararını alırız. Bunun en güzel örneğini de herkesin her ortamda yapamadığı, geçmişte de yapılmayan, körü körüne ‘evet’ denen transferler. Bunlardan bir tanesi de Marco Fabien. ‘Aman basın ne söyler, aman kamuoyu  ne söyler, taraftar ne söyler’ şeklinde denmedi. Anlatıldığı gibi de değil. Tamamen sakatlıkla alakalı bir durum. Sakat olduğu görülünce çok rahatlıkla anlaşma yapılmadan ülkesine gönderildi. Yanlış olduğuna inandığımız ve kanaat getirdiğimiz bir noktada ısrarcı olmayız.”

“Gruptan çıkacağız”

“Dünkü mağlubiyetin izahı olmaz ama biz bu gruptan yüzde yüz çıkarız, çıkacağız da. Fakat dün oynanan kötü futbolu izah etmek olmaz, kötüydük. Düzeleceğiz ama biz bu gruptan çıkarız.”

Fikret Orman’ın açıklamaları ile ilgili soru üzerine

“Söylenecek çok bir şey yok, kınıyorum. Samimiyet dediğimiz şeyin her platformda olması lazım. İnsanların özellikle de Fikret Başkanın sözde yaptıklarını eylemde de yapması lazım; dostluk, barış, kardeşlik denilen ortamlarda… Bizim Konya’da maçtan sonra, ‘Buyursunlar gelsinler, gururla ağırlamaktan şeref duyarız’ dediğimiz insanların aynı dakikalarda bizimle ilgili yaptıkları beyanlar hakikaten üzücü. Özellikle Aykut Hoca ile ilgili ki birazdan ona da değiniriz. Fikret Başkanın söylediği gibi o ‘katletme’ sporda yeri olmayan kelimedir. Açık yüreklilikle söylemek gerekirse benim anladığım Aykut hoca ki uzaktan yakından bunu hak etmiyor. O günkü olaylarda geçmişe bir sünger çekilecekse, bir temiz sayfa açılacaksa eğer kişiler ve kurumlar tek başınaysa aynaya bakmaları yeter. Ama karşılıklı bir ilişkiyse cam iki taraftan temizlenir. Biz kendi tarafımızdan bunu yapmaya çalışıyoruz. Ama bunun derinine inilecekse –ben o zaman taraftardım, yönetici değildim- benim bile suçum vardır ama Aykut Hocanın ne kadar vardır onu da bilmiyorum. Dolayısıyla onların hiçbiri kabul edilemez ve anlamsız. Neden böyle bir açıklama yapıldı? Bir ara aklımıza seçimin olduğu geldi ama tek aday olduğunu öğrendik. Ya da kendi iç işlerinde başka yerlere mesaj verip, adresleme yapıp hocalarını başka bir yere mi hazırlıyorlar, onu da bilmiyoruz. Fakat bu ağır ve kabul edilebilir bir şey değil. Aykut Hoca ile bizim yollarımız antrenör olarak ayrıldı, gönül bağımız devam eder. Aykut Hoca, bizimdir. Bu camianın en önde gelen isimlerindendir. Antrenörün ötesinde bir şeydir. Bu kabul edilemez. Öteki taraftan samimiyet, dostluk, kardeşlik ama bu açıklamalar bütün bunları da çöpe atıyor. Biz, halen aynı noktadayız. Şenol hocanın yaptıklarını siz nasıl değerlendirirsiniz? Ben size sorarım! Belki Şenol Hoca yine bu yaptıklarından sonra ‘bazı kuşlar tek uçar, bazı kuşlar suyla uçar’ şeklinde açıklamalar yapabilir ama artık inandırıcı gelmez, samimi gelmez. Kınıyoruz. Biz herkese eşit mesafedeyiz. Fikret başkan sadece futbol maçına değil, 6 Ekim’deki basketbol maçına da gelsin. Buyursunlar, oraya da gelsinler. Serdar Başkana da hayırlı olsun, kendisi iyi insandır, iyi Beşiktaşlıdır ve iyi bir spor adamıdır buyursun gelsin. Biz herkesi karşılarız. Biz Galatasaray’ı da ağırlarız. Kayseri’yi, Benfica’yı, Bursa’yı ağırladığımız gibi biz taraftarın da bütün maçlara gelmesini istiyoruz. Bunun da liderliğini Ali başkan yapıyor.  ‘Bütün başkanlar, taraftarlar maçlara gelmelidir’ diyor ama bu tarz açıklamalar bize, yöneticilere zarar vermez. Bizler açıkçası başkanlar, yöneticiler deplasman maçlarına 20 korumayla gidip 30 korumayla geliyoruz ve şu ana kadar ne başkanlara ne de yöneticilere hiçbir şey olmadı, olan da o taraftarlara, gencecik çocuklar oluyor. Yolda canlar alınıyor, canlar veriliyor. Dolayısıyla biz bunu kabul edemeyiz. Biraz daha aklıselim davranılmalı, açıklamalara dikkat edilmeli. Küfürler edilirken durdurmak yerine onlara destek verip tasdik etmek kabul edilebilir bir şey değil. Şenol hocanın çiçekle ilgili de, Türkiye’de şöyle bir durum var:  Bir yalan söyleniyor, uyduruluyor ve onun doğru olmadığını ispat etmek kişilere düşüyor. Bizim çiçek vermeyeceğimizle ilgili bir izahat etme durumumuz yok. Ali Başkan neden Şenol Güneş’e çiçek versin? Külliyen yalandır. Böyle bir şey yoktur. Ağırlamak başka bir şeydir. Ağırlayacağız. Bu vesileyle de şunu söylemek istiyorum: Bizim beklentilerimizden çok daha çabuk sahip çıkan, konuyu anlayan büyük Fenerbahçe taraftarı, küfür etmeyecektir. İlk günden beri de edilmiyor. Sadece bir hazırlık maçında son 10 dakika da küçücük bir küfür edildi, ertesi gün resmi internet sayfamızdan yapılan yayınla bunun önü kesildi ve bir daha da yapılmadı. Bütün provokasyonlar rağmen, bütün kışkırtmalara rağmen küfür olmayacak. Bize yakışmaz, biz bir yola çıktık. Samimiyiz. Önümüzde ciddi maçlarımız var. Beşiktaş maçından sonra Rize’ye gideceğiz, dönüşünde evimizde Başakşehir gibi güçlü bir ekiple oynayacağız. Evimizde seyirciyle oynamak istiyoruz. Büyük Fenerbahçe taraftarına bir kez daha büyük görev düşüyor. Bakınız, çiçek konusu açılmadı ki, bizim çiçek verme gibi bir konumuz yok. Geçen sene yapılanlara girmek istemiyorum, çünkü geçen sene ben taraftardım. Kaleci Tolga’nın ve Şenol hocanın yaptıkları kabul edilir gibi değil. Umarım bunlar yapılmayacaktır, yapılmadığı taktirde de hiçbir problem olmayacağına size garanti veririm. Taraftarımız, takımımızı destekleyecek. Biz, takıma ve taraftara güveniyoruz. Gelirler ve çok rahat maçlarını izlerler, giderler. Konya’da biz davette bulunduk ama o sıralarda Fikret Başkan bizimle ilgili açıklama yapıyormuş. Divan Başkanımız Sayın Vefa Küçük’ün ev sahipliğinde  Galatasaray ve Beşiktaş’ın divan başkanı ve kurulları, şerefle ağırladık ve ben de o yemeğe katıldık. Biz her adımı atmaya razıyız ama karşılığını görmek kaydıyla. Bununla birlikte futbolun bütün paydaşlarının da bize destek vermesini istiyoruz. Fenerbahçe yönetiminin, Ali Başkanın duruşunu ve yaptıkları takdirle karşılıyorlar ve durduğu yerin çok iyi olduğunu söylüyorlar. Madem bizim durduğumuz yer çok iyi o zaman herkesi teşvik etsinler herkesi. Biz olduğumuz yerde yalnız kalırsak ya kendimizi inkar edip o tarafa katılmaya çalışacağız -ki bunu istemiyoruz- ya da burada bir gruplaşma, kutuplaşma olacak. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Divan başkanımızın da organizasyonu bu yöndeydi. Ama eskiden bu böyleydi, şu şöyleydi gibi söylemlerim kimseye faydası yok. Ortamı germeden ya da negatiflikten besleniyorlarsa bunun kimseye faydası olmaz.

“Bence Beşiktaş taraftarı kızılması gereken en son kitle”

“Divan başkanlarının buluşması çok iyiydi. Çok uzun süre kalamadım ve kalmamam da gerekiyordu. Divan başkanları kendi arasında eskilerden yenilerden konuşuyordu. Çok seviyeli, ılımlı, güzeldi. Galatasaray Divan Başkanı da, “Bundan sonrakini de bizim orada yapalım” dedi. Çok güzeldi. Buralarda bir sıkıntı yok. Ta ki dünkü maça kadar. Burada kızılması gereken en son kitle de bence Beşiktaş taraftarı. Sizin Başkanınız, antrenörünüz buna benzer açıklamalar yaparsa taraftar buna cevap verir ve kayıtsız kalmaz.”

“Bütün paydaşların bizim yanımızda yer alması gerekir”“Sonuna kadar gitmek istiyoruz. Ta ki yalnızlık hissine kapılana kadar. Buradaki herkes –medya, federasyon- madem bizim, Ali Başkanın durduğu yer, yaptıkları olumlu ve güzelse buraya katılımı teşvik etmelidir. Mesela yapılan açıklamalarla ilgili Federasyon bir savunma istemelidir. Neye istinaden bunlar yapılmıştır. Eğer ki geçmişi konuşacaksak ne kadar derin konuşacağız, ne kadar dibine kadar gireceğiz. Dolayısıyla bunu sonuna kadar götürmek istiyoruz. Kayseri soyunma odasında Ali Başkan ile ben de beraberdim. Ertuğrul hoca bizi karşıladı, anlayışla karşıladı. Biz onu tebrik ettik, o bize ‘tamam’ dedi. Oyuncular Ali Başkana, ‘Peki, Başkanım’ dediler. Kayserispor başkanını, Bursaspor başkanını kapıya kadar uğurladık. Bununla beraber Galatasaray ile ilgili bir transfer durumu oldu. Ali Başkanın o konuyla ilgili söyledikleri ortada. Kimsenin söyleyemeyeceklerini söyledi. Dolayısıyla bizim yapacaklarımız, yapabileceklerimiz tek başımıza kısıtlı ama sonuna kadar devam etmek istiyoruz.”

“Günü kurtarmak için anlık kararlar almayacağız”

“Biz kararları istişare ederek ve hep birlikte alıyoruz. Yani bir kişinin kararıyla olmuyor. Aykut Kocaman ile ilgili de o günün zemininde hata olduğunu düşünmüyorum. Kendisi de bunu söyledi, dinlenmek istiyordu. Biz seçim kampanyası sırasında da söyledik; günü kurtarmak için anlık kararlar almayacağız, demiştik. Eğer Aykut Hoca ile imzalamış olsaydık ve benzer sonuçlar olduğunda yol ayrımında çok rahatlıkla kendimizi kurtarır, Aykut Hocayı da ateşe atardık. Fakat bizim derdimiz günü kurtarmak değil, o günün şartlarında Aykut Hoca yorgundu, zor bir dönemden geçmişti. Dinlenmek istiyordu ki uzun bir süredir dinleniyor. Geçen günkü açıklamasında da dinlenmeye devam edeceğini söyledi.

“Bugünden yarına hemen alınması gereken bir karar olduğuna inanmıyorum”

“Biraz önce anlatmaya çalıştım. Şimdiye kadar oynanan maçlara baktığınızda az bir süre. Başarılı mı, şu ana kadar değil. Takım başarılı değil, dolayısıyla yönetim kurulu başarılı değil. Dolayısıyla bunların hepsini kabul ediyoruz fakat bugünden yarına hemen alınması gereken bir karar olduğuna inanmıyorum. Tekrar tekrar söylüyorum; sporda sayı önemli değildir, bir iki gün sonraki durum bizi bir karar almaya itebilir. Biz, hatalarımızla restleşmeyiz ve gerektiği yerde gerekeni yaparız.”

“Beşiktaş maçını kazanacağız”

“Şu an için aksi durumu düşünmüyoruz. Samandıra’ya da gittiğimizde acil önlemler planı değil normal rutin seyahat dönüşü olarak gittik. Biz inanıyoruz, kazanacağız ve pazartesi günü galibiyetle çıkacağız. Pazartesi gününden sonra da bizim bir galibiyetle, bir mağlubiyetle acele kararlar almadığımızı çok daha rahat konuşabiliriz.”

“Bizim çevremizde öyle büyük tepkiler yok”“Açıkçası yönetime yüklenildiğine tam vakıf değilim. Sosyal medyada var mı bilmiyorum ama bizimle birlikte deplasmana gelen, maça gelen Kadıköy’de tribünlere gelen insanlarda böyle bir şey yok. Hatta uzun yıllardır görülmemiştir; Benfica mağlubiyetinden sonra tribünlere çağırdılar. Kayseri’ye yenildik, Ali Başkana sonsuz kredileri var ve güveniyorlar. Bence birçok kesimden daha anlayışlılar. Yani geçiş sürecinin sancılı olduğuna onlar da inanıyorlar ve desteklerine devam ediyorlar. Kayıtsız şartsız tribüne gelip, Fenerium’dan alışveriş yapmaya devam ediyorlar. Taraftar, isteyebilir, haklıdır da. Onlar hep iyi olsun ister. Ben hep söylerim, ‘insan bir anasına kızamaz bir de taraftara kızamaz. Çünkü ikisi de karşılıksız sever.’ Cocu’yu sevmediklerinden değil galibiyeti görmek istedikleri içindir. Bizler de daha aklıselim davranmalıyız. Onlara vereceğim cevap, ‘Biz iyi oynuyoruz’ değil, evet kötü oynuyoruz. Hemen toparlanmamız lazım. Bu gidişatı durdurmamız lazım. Ama bizim çevremizde öyle büyük tepkiler yok. Özellikle de maça gelen insanlarda. Bilinçliler, bekleyeceğiz, göreceğiz, yaşayacağız. Ama antrenör bazında, futbolcu bazında biraz daha fark olabilir. Gereken gerektiği zaman yapılır.”

“Taraftarımıza güveniyoruz”
“Ekstra bir tedbir almadık. İlk günden beri söylediğimiz bir şey var; biz taraftarımıza güveniyoruz. Küfür etmediği gibi taşkınlık kesinlikle olmaz. Ancak karşı tarafın özellikle de Şenol Hocanın, Beşiktaşlıların olgun hareketleri olduğu, tahrik edici hareketleri olmadığı sürece sıkıntı olmayacaktır. Bir kez daha buradan söylüyorum, küfür etmeyeceklerine kesinlikle inanıyorum. Kötü tezahüratın olmayacağına inanıyorum ama ne olur tahriklere ve kışkırtmalara gelmesinler.”
“İlk günden itibaren ‘tribün mühendisliğine girmeyeceğiz’ dedik,”
“Bizim göreve gelirken taahhütlerimiz arasında da vardı; tribün mühendisliğine girmeyeceğiz, dedik. Her kombinesini, her biletini alan rahatlıkla geliyor. Bizim, onlardan isteğimiz, bizi onlardan mahrum bırakmasınlar. Maçlarda yanımızda olsunlar. Bunun için de küfür olmaması lazım. Tekrar söylüyorum; karşı tarafın da buna ortam sağlamaması lazım. Olgun davranması lazım ve tahrik etmemesi lazım. Ama kalecisiyle ama oyuncusuyla ama hocasıyla.”
“Kayseri maçından sonra biz galibiyet için inmemiştik. Bir durum hasıl oldu. Bir kutlama abartıldı diye karşılıklı futbolcuların kendi aralarında atışması oldu ona istinaden de Ali Başkan büyüklük gösterip içeriye gidip tebrik etti. Ama bunu da fazla abartmayın türünden ricada bulundu ve Ertuğrul hoca da çok büyük bir anlayışla karşıladı, sarıldık öpüştük. Özellikle gidilmiş bir kutlama değildi ama gerekirse o da yapılır. Beşiktaş ile ilgili böyle bir şeyi gündeme almıyorum. Az önce de ifade ettiğim gibi biz yeneceğiz”“Phillip Cocu azimli, önü açık, başarıya aç bir teknik adam”

“Esasında veri madenciliği öyle bir noktaya geldi ki siz ne kadarını alıp, ne kadarını işleyebiliyorsunuz, ona bağımlı. Çünkü istatistikler ve bilgiler sonsuz. Biz seçim kampanyası süresince profesyonellerle beraber hazırlanırken scouting ekibinin verdiği bilgiler inanın 1-2-3-5 değildi en az 6-7-10 ayrı faktöre bakılıyordu. Phillip Cocu’nun azimli oluşu, önünün açık olması, başarıya aç oluşu, daha az bütçelerle büyük işler yapmaya yatkın oluşu. Evet, PSV’den başka büyük takım çalıştırmadığı için eleştiriliyor ama Barcelona gibi bir atmosferin olduğu yerde futbol oynadı. Dolayısıyla baskıya dayanıklılığı vardı. Ama bunların tamamı o top çizgiyi geçtiği taktirde geçerli. Yani başarı gelmeyince bu verilerin bir anlamı yok. Ama bir tek kritere yani PSV’deki kriterine bakılmadı.”

“Roberto Carlos şu an için çok erken”

“Roberto Carlos ile ilgili kişisel fikrim, çok iyi insandır, iyi de bir futbolcuydu ama teknik direktörlük seviyesi henüz Fenerbahçe seviyesinde değil. İnşallah bir gün başarılı olur, bizden birisi olarak tekrar döner, Fenerbahçe’nin başına gelir ama şu an için çok erken diyebilirim.”

Futbolculara yönelik bir yaptırım olup olmayacağının sorulması üzerine

“Yaptırımdan kastınız ceza ise hemen ceza ya da bonus sistemi devreye girmiyor. Kalıcı mağlubiyetler yani seri mağlubiyetlerde devreye girebilir. Yaptırım için ne diyebilirim ki, bence bir futbolcu için gözüne bile bakmam eğer ki anlıyorsa bir şeydir. Onlar da şu anda en çok üzülenler. Onun haricinde Damien Comolli ya da Cocu tarafından verilen bir rapor yok.”

“Bizim antrenörümüz var ve yolumuza da devam ediyoruz”

“Bizim antrenörümüz var, yolumuza da devam ediyoruz. Biz yaşadığımız sürece şu kapıdan içeri kimse giremez demeyiz. Biz çalışanlara, antrenörlere, oyunculara aynı mesafedeyiz, birkaç tanesi haricinde. Ersun Yanal bu kulüpte görev yapmıştır ve şampiyonluğu en erken getiren hocalardan bir tanesidir. Şu anda gündemimizde böyle bir şey yok. Bizim hocamız var.”
“Beşiktaş maçına odaklandık”

“Galatasaray’ın aldığı sonuçları bilemem ama biz şu anda Beşiktaş maçına odaklandık. Galip geleceğiz. Ondan sonra oturup konuşuruz.  Şu anda Galatasaray’ın kaç maçta şöyle yapmış diye bir şey söyleyemem.”

“Transferlerin iyi olduğuna inanıyorum”

“Bütün sorumluluk bizde. Bir yanlış varsa da bizim yanlışımızdır. Dünkü maçı da konuşursak tamamen hayal kırıklığı.  Tabi ki insan üzülüyor. Genel olarak bakarsak ben oyuncuların kötü transfer olduklarına inanmıyorum. İyi transferler, iyi oyuncular. Sayın Ali Koç’un kulübü nereden aldığını bir daha hatırlatmakta fayda var. Ne yoklukta ne UEFA Finansal Fair Play dayatmalarında alındı. Hatta en son iki transfer satışımız olmasaydı, olmayacaktı da. Burada hakikaten bir mühendislik var. Slimani, Ayew, Benzia kiralandı. Lille’nin UEFA yaptırım kriterleri olmasaydı, son dakika boşa çıkmasaydı. Büyük bir transferdi. İmkansızdı. Böyle bakıldığı taktirde ben verilen raporlar doğrultusunda transferlerin iyi olduğuna inanıyorum. Tamamen Cocu’nun, Chris’in bize verdiği rapor. Damien Comolli’nin onayıyla, onun organizasyonunda yapılmış transferler. Dolayısıyla maç anlamında kötü ama genel anlamda transferlerin iyi olduğuna inanıyorum.”

“Kontratlı oyucu gitmediği taktirde gönderemezsiniz”

“Kontratlı oyucu gitmediği taktirde gönderemezsiniz. Bu kadar basit. Bazı teklifler geldi ama gitmek istemedikleri taktirde de gönderemedik. Dolayısıyla bazı oyuncular Kameni de olmak üzere UEFA’ya da alınmadı. Bizim geçiş süreci dediğimiz, sıkıntılı olacağımız dediğimiz dönem de bu dönemdi zaten. Hali hazırda kontratlı oyuncular vardı. Zaten haziranda seçim oldu. Mazbatayı aldığımızda neredeyse birçok kulüp transferi tamamlamıştı.”

“Kameni’nin Fenerbahçe’ye faydası hiç yok”

“Kameni’nin iyi performans vermediği ortada. Kişi bazında hatalıdır diyemem ama Fenerbahçe’ye faydası hiç yok. Sözleşme süresi de oyuncuya bağlı”.

“Ozan büyük bir değer ve ondan çok ümitliydik”

“Ozan büyük bir değer ve ondan çok ümitliydik. Zamanında büyük paralara alındı. Hazırlık kampını da iyi geçirdi. Ali Başkan’la tesiste sezon açılışında ilk onu gördük ve tebrik de ettik. Faydalanmak için elimizden geleni yaptık. Hazırlık maçlarında da oynadı ama sonra bir düşüşe geçti. Kafası mı karışık, başka bir beklenti içine mi girdi, bilemiyoruz. Bizim için hayal kırıklığı oldu. Oynasa büyük bir futbolcu ama şu aşamada faydalanamıyoruz. Futbolcunun görüşmeler yaptığını duymadım ama aklının karışık olduğu belli. Transferin kapanmasına iki üç gün kala Sayın Fikret Orman bizi aradı ve bir takas teklifinde bulundu. Kendilerinden iki oyuncuyu teklif ettiler, karşılığında da Ozan ve bir oyuncu istediler. Bizim de teknik ekibin raporu doğrultusunda olmayacağını kendilerine söyledik. Dolayısıyla Ozan’a böyle bir takas teklifi geldi. Kafasının karışıklığının nedeninin bu olup olmadığını bilmiyorum.  Ama böyle bir durum oldu”.

“Bizden istenen oyuncuyu vermek istemedik, teklif edilen oyuncu da bizim vereceğimiz oyunculara karşılık almak istemediğimiz oyunculardı. İsimleri vermek istemiyorum. Biz, samimi ve açık olacağız ama bizim tarafımızdan. Karşı taraf olursa onlar kendileri açıklarlar.”

“Şampiyonluğu, dördüncü ve beşinci yıldızı istiyoruz”

 “Şampiyonluğu,  dördüncü ve beşinci yıldızı istiyoruz. Üstad Lefteri’in oluşu ayrı bir motivasyon. Taraftar bunu özledi ve bekliyor. Dolayısıyla hırslıyız ama bu yapılanma, geçiş süreci, değişim, finansal sıkıntılar… İnşallah bu seneyi en iyi şekilde atlatıp, şampiyonluğu  kucaklamak istiyoruz. Öyle bir sistem kurmak istiyoruz ki, kalıcı, kendiliğinden devamlılığı ve sürekliliği olabilen bir sistem.”

“Scouting sistemimiz devamlı takipte”

“Şu anda bize gelen bir rapor yok ama çok eleştirilen scouting sistemi devamlı takipte. Gerekli görüldüğü taktirde ve finansal şartlar da uygunsa transfer yapılabilir. Örneğin Enes Ünal’ı Manchester City aldı, hiç oynatmadan kiraladı ve para kazandı. İleride inşallah biz de bunları yapmak istiyoruz. Dolayısıyla her an transfer olabilir ama bize bu anlamda gelen bir şey yok.”

“Gelen raporlar doğrultusunda kaleci transferi yapıldı”

“Hangi kalecinin oynayacağı tamamen hocanın kararıdır. Bizim kaleci konusunda şartlı, ön yargılı olmadığımız, yeterli gördüğümüz sezon başında Harun’u almadığımızdan belli. Biz bu kadronun yeterli olduğuna kanaat getirdik ve böyle devam edecektik. Daha sonra gelen raporlar doğrultusunda Harun gündeme geldi. Mert, Ertuğrul, Volkan Babacan hep bizden yetişen oyuncular. Kalecilerde şöyle bir sıkıntı var: Senin önündeki kalecinin ne kadar iyi oluşu, seni de etkiliyor. Volkan’ın ve Mert’in olduğu yıllarda Volkan Demirel’in en iyi yıllarıydı. Dolayısıyla o da etkilemiş olabilir. Tabi özünden kaleci çıkarmak en güzeli.”

“Volkan camiamızın bir neferidir”

“Volkan camiamızın bir neferidir. 1 yıl yapmak demek bir daha olmayacak anlamına gelmiyor. Burada anlatabileceğimiz gündem teşkil eden bir konuşma değildi.”

“Tolga beğendiğimiz ve takdir ettiğimiz bir futbolcu”

“Futbolcunun bize faydası yoksa istediği yere gidebilir, bedelini ödemek kaydıyla. Biz, Beşiktaş’a gitmesin ya da Galatasaray’a gitmesin demeyiz. Ya da orada gittiğinde başarılı olursa biz eleştiri alırız korkusuna da kapılmayız. Önemli olan kulübün menfaatidir. Bir kuruş gelecekse onu katmak bizim açımızdan daha iyidir. Tolga, Ali Başkanın da Camiaya Sesleniş progrmaında söylediği giib iki transferden biridir ki scouting sisteminin takibinde olmayan ve sonra çıkan bir transferdir. Kendisi hiç anlatıldığı gibi değil, sakatlığı söylendiği gibi değil. Kaldı ki oradaki tutumu bizi çok etkiledi. Kontratın ne olduğuna siz karar verin, ne diyorsanız imzalarım dedi.  Bonservisi olmayışı, hırslı oluşu, tekrar yapacak işinin çok olduğunu söylemesi ve Marco Fabian gibi değil yani sakat olduğu takdirde bizim başımıza sıkıntı yaratabilecek bir şey değil, ekstra sonradan gelen bir oyuncu oldu. Bizim de beğeni ve takdir ile takip ettiğimiz bir oyuncu olduğu için aldık.”

“Borçlar ile ilgili kalıcı çözümler arıyoruz”

“Yapılanma diye bahsettiğimiz şey bu. Yeni bir yönetimiz ve çok çalışılıyoruz. Kulübe gelenizi de isteriz. Arkadaşların tamamı özveriyle çalışıyor. Diğer branşları yöneten arkadaşları da tanımanızı isterim. Burayla ilgili büyük çalışmalar var. Burayı tedavi etmekten çok kalıcı çözüm arıyoruz. Özellikle de Burhan Bey buna çok mesai harcıyor. Sponsorluk ve reklam departmanı bunun üzerine gidiyor. Borç hakikaten var ve bunu biliyorduk. Miktarından çok karışıklık bizi üzdü. Yani sıkıntılı bir borçlanma yapılanmasıydı. En kısa süre atlatacağız, atlatmak da zorundayız. Yoksa UEFA kulüpler bazında değil Türkiye bazında bir sistem geliştirebilir. Bu bir süre daha devam edecek gibi gözüküyor.”

“U21 Ligi yerine belki Fenerbahçe B takımı kurulabilir”

“U21 Ligi ile ilgili görüşmeler devam ediyor. U21’in bir daha gündeme gelmesini, tartışmaya açılmasını, insanların fikirlerini daha açık ve net bir şekilde gündeme getirmesini istiyoruz. Bunda ısrarcı olunursa birkaç tane seçenek var. Bunlardan bir tanesi de belki Fenerbahçe B takımının ikinci ya da üçüncü ligde mücadele etmesi. Bu biraz daha sıcak ve avantajlı gözüküyor, başka bir takımı satın almaktansa. Sebebi de, aynı ortamda ve aynı yerde antrenman yapılması, futbolcuların birlikte olması çok daha avantajlı gözüküyor. Rezerv ligin gündeme gelişi acaba yabancı sayısıyla mı alakalı bilmiyorum. Bunların hocalar tarafından anlatılması önemli. Ona göre bir değerlendirme yapılmalı.”

“Amatör şubelerimiz şampiyonluğun en büyük adayları”

“Amatör branşlarda kesinlikle küçülmeyi düşünmüyoruz.  Seçim sürecinde de söyledik Aziz başkan amatör şubeleri belli bir yere getirdi, o dönemlerde biz de beraber çalışmıştık. Öyle bir yerdeki bunun üstüne çıkar ama altına düşmez. Amatör şubelerde çok daha iyi yere gideceğiz. Ali Başkanın da taahhütleri arasındadır. Basketboldaki sıkıntı şu; geçmiş dönemlerde orada iyi sponsor vardı. Ülker ve Doğuş grubu desteğini esirgemedi. Oradaki bütçe 30 milyon Euro civarı ve şu anda sponsorluk geliri 0. Oraya bir alternatif geliştiriliyor. Biliyorsunuz, Euroleague futbol gibi değil gelirler çok düşük. Sürdürülebilirden daha çok uygulanabilir mi sorusuna kadar geldi. Bu sene hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadı.  Final Four’a gidecek, kupa kaldıracak takım kuruldu. Ama oraya da kalıcı çözümler mutlaka ve mutlaka bulunmalı. Diğer amatör şubelerin tamamı şampiyonluk yolunda yapılanmaya devam ediyor ve şampiyonluğun en büyük adaylarıdır.”

Obradovic’in transferinde kendi rolüyle ilgili bir soru üzerine“Obradovic’i kazandıran demek yanlış olur. Evet, getiren ilk imzayı atan benim ama bu imkanı sağlayan Fenerbahçe, bu imkanı sağlayan o zamanın başkanın Sayın Aziz Yıldırım’dır.  Burada yöneticiler çok fazla şey yapmazlar. İmkanı sağlayan Fenerbahçe’nin büyüklüğüdür. Bana sordukları zaman ’Obradovic’i kim getirdi?’ diye. Ben de, ‘kimse getirmedi, kendisi geldi.’ Size şöyle örnek vereyim. Obradovic’in yardımcısı Itoudis,  şu anda CSKA’da. Yani CSKA, Obradovic’in yardımcısını almaya razı da Obradovic’i mi istemiyor? Dolayısıyla böyle büyük hocalar camiaları seçerler. Salonu ve taraftarı olan yere gelirler, bunların hepsi de Fenerbahçe’de vardı.  Obraovic de bize geldi, iklime geldi. Büyük bir hoca. Bu anlamda işimiz hem kolay hem zor. Kurulu bir düzen var. Maurizio gibi basketbolun üst seviyesi var. İtalya’dan yetişmiş, NBA ve Kanada’ya gitmiş bir menajerimiz var ve bize çok şey katıyor. Erdem hoca büyük bir asistan koç. Kurulu düzen var, bütçe çok iyi. Avrupa’da başa oynayan bir takım ama sıkıntı şu; beklenti çok büyük. Her şeyi kazanmış. En ufak bir aşağı düşüş başarısızlık olur. Dolayısıyla çok çalışmamız lazım. İklim devam ettiği sürece Obradovic hiçbir yere gitmez. Ali Başkanın o noktada büyük fedakarlıkları var. Bu vesileyle de söylemem gerekiyor; Fenerbahçe’nin zor günlerinde- zaman zemin meselesi- ben demiyorum ki ‘kimse Fenerbahçe’den büyüktür’, en büyük Fenerbahçe’dir. Ama doğru zamanda doğru yerde olma anlamında Ali Koç, hakikaten bu anlamda Fenerbahçe’nin kurtarıcısıdır. Yaptığı fedakarlığın haddi hesabı yoktur. Bu devam ettiği takdirde Obradovic ile yolumuza devam ederiz.  Bununla birlikte Ali Başkandan çıkan bir fikir daha var. Hırvatistan ya da İtalya kampları yerine büyük potansiyeli olan Çin marketine girip; bir hazırlık turnuvası, oradan faydalanma düşüncesindeyiz. Belki de ileriki safhalarda Çinli oyuncu bil gündeme gelebilir.”

“Avrupa Kupası’nı en kısa zamanda getireceğiz”

“Avrupa Kupası’nı en kısa zamanda getireceğiz. Yapılanma bittiği taktirde en kısa sürede ki bu birkaç yıl süreceğe benziyor, finansal özgürlük ve güçlenme. Basketbolda biz getirmedik, kendi geldi dediğimiz ortam, bende futbolda da olacak”.

“Hakikaten çok üzgünüz”

“Hiçbir futbolcu bilerek ya da isteyerek kötü oynamaz. Son dönmelerde moralsizlik devam ediyor. Sonuç 4-1’den kötü de olabilirdi. 2-1 olduğunda belki bir hareketlenme geldi ama inanın ben bunu iki cümleyle izah edemem. Kabul edilebilir olmadığını, bizi üzdüğünü ve en az onlar kadar üzüldüğümüzü bilmelerini isteriz. Bunu düzelteceğiz.”

“Altyapıda en kısa sürede istediğimiz verimi alacağız”

“Altyapı hiç bizim beklediğimiz gibi çıkmadı. Yıllarca orada bir düzen kurulmuş. Dereağzı başta aşağı elden geçiriliyor.  Oraya da David, Phillip Cocu’nun temsilcisi olarak Dereağzı’nın başına geldi. En kısa süre verimli oyuncuları yukarı çıkaracağız ama şu ana kadar büyük bir oyuncu gelmedi.”

“Göreve gelir gelmez UEFA’ya gittik”

“Seçildiğimizin ilk haftası sessiz sedasız UEFA’ya gittik, ziyaret ettik. Orada yapılanma süreci var ve gündeme gelen de yapılanmanın yapılanmasıydı. Biz de bu kriterlere uymak için mücadele ediyoruz. Kiralama modeli olsun, oyuncuları satma modeli olsun, sırf oraya sadık kalabilmek için dersimize çalışıyoruz. Hatta orada bir anektod da anlattı başkan,  isim vermeyeyim ama Avrupa’da büyük bir kulüp, kriterler dolayısıyla oyuncu satmak zorundaydı, biz de sat dedik. Adamlar da satmak için karşı tarafla anlaştı, fakat oyuncu gitmek istemedi. Biz bu iyi niyeti gördüğümüzde ki davranışımız bile farklı oldu. İnce eleyip sık dokuyorlar. Biz de buna uymak için elimizden geleni yapıyoruz. Aldığımız yaptığımız transferler sattıklarımız tamamen bu doğrultuda.”

“Fernandao o günün şartlarında iyi bir teklif aldı”

“İyi fiyat görecelidir. Gitmiş oyuncunun arkasından konuşmak olmaz ama eminim orada çok gol atsaydı bugün zaten basın bunu yazardı. Bildiğim kadarıyla 6 haftadır da sakat. O günün şartlarında oyuncu satmamız gerektiğini biliyorduk. Gelen teklifleri değerlendirdik. O günün şartlarında iyi bir teklifti.”

“Bazı dönemlerde bonservis de almayabilirsiniz. Oyuncunun kontratından kurtulmanız da kardır. Dirar ile ilgili somut ne olduğunu inanın bilmiyorum, Damien takip ediyordur. Masada olan bir teklif yok.”
“Forma sponsorluğunun üzerinde çalışılıyor, kısa sürede açıklanacak. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen imza töreninde de söylendi. Bunların üzerlerinde çalışılıyor.  Yakında neticelenecektir.”

“VAR Sistemi, bir fayda getirecek umuduyla konuldu. Bir geçiş süreci. 100 maç denenmiş ve 10 hafta daha bakılacak dendi. Artısı eksisi eminim yetkililer tarafından değerlendirilir. Şu aşamada benim söyleyeceğim pek bir şey yok. Dünya Kupası’na faydası olduğu söylendi ama uzun vadede ne yapılır, bilmiyorum. Hakem ile ilgili hiçbir şey söyleyemem. Biz, bunlardan uzak durmak istiyoruz. Hatta çocukluğumuzdaki gibi ufak bir kâğıt aldığımızda takımımızın ismini yazmak istiyoruz. Federasyonun, tahkim, disiplin… bunların ismini ezbere bilmek istemiyoruz. Dolayısıyla biz bunlara uzağız.”

Antrenman saatlerinin duyurusu ve FBTV’nin durumuyla ilgili bir soru üzerine

“İletişim departmanımıza antrenman saatleriyle ilgili söyleyeceğim. Bir yanlışlık varsa hemen düzeltilmeli. Televizyon ise bizim için hiç kapatılma gündeme gelmedi. Başka kanallar, başka kulüplerinki gündeme geldi. Bu bence bütüne vuruldu. Bizde böyle bir şey yoktu. Teknoloji ilerledikçe internet üzerinden yayınlar gündeme geldi. Buranın mutlaka olması gerektiği, yenilikten faydalanmamız gerektiği konuşuldu. Ama geleneksel tv denilen bizim bütün genel kurul üyelerimizin, Fenerbahçe taraftarının severek izlediği geleneksek televizyon da devam edecek. Hatta orada birkaç atılım yapıp yenileyeceğiz.  Şunu gururla söyleyebilirim ki, Fenerbahçe TV,  diğer spor kanallarına göre uzak ara önde.”

“Dünyadaki global kriz her yeri vuruyor. Türkiye’nin sporda hızlı bir gelişim göstermesi de bence hani rahmetli Özal dönemindeki oteller açıldı ama servis veren insan sayısı kısıtlıydı. Spor medyasını da ona benzetiyorum. Bir anda kanallar açıldı, gazeteler kuruldu ama onu yapacak kadar ne eleman vardı ne de yayınlayacak kadar haber vardı. Haber yaratılmaya çalışıldı. Onları yapmaya çalışan insanlar da alelacele seçildi diyebiliriz. Bence bu küçülme sizin gibi gerçek emekçilere fayda sağlayacak. Onun yanında gelirlerin düşmesi yayınları etkileyecek gibi gözüküyor.  El birliğiyle buna bir şey yapılması lazım. Bence bunu Kulüpler Birliği ve Federasyon el ele verip kulüplerle konuşup karar alması lazım.”

“Bu zaten olması gereken diye söylendi. Bir kararname. Ülke menfaati için yapılacaksa biz de yapmak zorundayız. Burada karar verilmesi gereken sadece yerliler mi yabancılar mı? Görüşmeler devam ediyor. Ülkenin menfaati olduğu kadar kulüplerin de uzun vadede menfaati olduğu için TL’ye dönmekte fayda var. Oluş şekli, kurları ve kulüplerin alacağı kararlar bence beraber hareket edilmeli.”

Sözde şike davasının Yargıtay aşamasıyla ilgili bir soru üzerine

“Şu anda hukukçular takip ediyor. Kişisel kanaatim, inşallah sonuna gelmişizdir. Bizim suçsuz olduğumuzun bir kere daha olacağına inanıyorum. Yargıya yansımış bir şey hakkında yorum yapmak istemem. Arkadaşlarımız çalışıyor ama ne zaman, nasıl açıklama yapılacağını hukukçu arkadaşlarımız çalışıyor. Ben nasıl biteceğine kalpten inanıyorum da, ne zaman biteceğini bilemiyorum.”

1959 öncesi ulusal şampiyonlukların yıldız hesabına katılmasıyla ilgili soru üzerine

“Metin Sipahioğlu, önceki şampiyonluklarla ilgili çok ciddi anlamda çalışıyor. Hatta yönetim kuruluna da seçilmeden önce mesai harcıyordu. Bununla ilgili hazırlıksız çıkmaktansa tam hazırlanıp öteki kulüpleri de işin içine çekerek yapılmasında fayda var ama takipçisiyiz.”

“Bence bunu takım yaratır. Birkaç galibiyetten sonra hatırlayın ilk iki maçtan sonra Barış’ı yakın gördü taraftar. Camia kendi evladını kendi içinden çıkartır. Eljif Elmas ve Ömer Faruk Beyaz gibi isimler var. Yeter ki galibiyetler gelsin.”

“Türkiye içinde de var, dünyada da var. Aşağı yukarı 8-10 tane Damien’e bağlı scoutlar var. Gruplar, şirketler var. Dolayısıyla burada mesele bütçe meselesidir.  Sizin talip olduğunuz kişinin gelip gelmemek istemesiyle ilgili bir şey. Her gördüğünüz ya da beğendiğiniz olacak diye bir şey yok. Mesele bu sezon alacağımız genç bir iki oyuncu daha vardı ama birinde ücrette anlaşamadık, birinde de oyuncunun sosyal yaşamı araştırıldıktan sonra bize uygun gelmedi. Her yerde takibe devam ediyoruz.”

Sporcumuz Ramil Guliyev’le ilgili soru üzerine

“İnşallah yeni Ramiller gelir. Bence bünyeden yetiştirmemiz lazım. Yüzmede de benzeri bir durum var. Devşirmeden çok bünyeden çıkan oyuncular daha sağlıklı ve güzel olur diye düşünüyorum. Amatör şubelerde Fenerbahçe liderdir. İşi yalnızda atletizm ya da basketbol olan kulüplerle onun mücadelesini veriyor. İşimiz yok ama sıkı bir takipteyiz. O branşa bakan profesyoneller size daha iyi bilgiler verir.”

“Finansal kriterlere göre mecburiyetlerimiz var. Dolayısıyla satın alamayacağız ve kiralayacağız. Leicester City ya da Swensea City kendi takımını kurduktan sonra oyuncusunu kiraya veriyor. Biz de kadroyu şekillendirdikten sonra oyuncu verdik. Gönül ister ki parayı verip birinci dakikada almak. Belki bu yarn finansal fair playdan hariç tüzükte bir yenileme yapıldığı taktirde benim de yönetici olduğum 2000’lerin ortasına kadar seçimler mart döneminde filandı. Belki Genel Kurul da uygun görürse, Yönetim Kurulu onaylarsa Ali Başkanımla da konuştuktan sonra tekrar gündeme gelebilir. Haziran’da seçim oldu ve hakikaten o anlamda da geçti.”

“Bizim ilk gün söylediğimiz şey; samimiyiz, içteniz, barıştan yanayız, el sıkarız her davete icabet ederiz ama yalnız kalmamalıyız. Suskunluğumuz bilmezlikten değil ya da oturuyor oluşumuz çaresizlikten değil. Biz, kardeşlik ve barış diye yola çıktık. Sonuna kadar gideceğiz. Derbiyi de kazanacağız, iddialıyız. Kavga etmeden mücadele etmeyi öğrenmeliyiz. Bunu uygulayacağız. Taraftarımız büyüktür küfür etmez diyoruz. Hiçbir tahrike, provokasyona da gelmeyecektir.  Sonunda da gülen taraf biz olacağız. İnşallah Türk futbolu böyle devam eder ve sonunda kazanan Türk futbolu olur.

Kaynak : fenerbahce.org
Paylaş

Diğer haberler

Bir yorum gönderin